Erkekte Görülen Sertleşme Sorununda Kadının Rolü Var mı?
Cinsel ilişki daima iki kişiyi ilgilendiren bir durumdur. Cinsel işlev bozukluğu şikâyetiyle gelen bir çiftte erkeğe yoğunlaşmak kolay, ancak erkeğin cinselliğinin bir kısmı eşiyle iletişimine bağlıdır. Kadının cinsel ilişkiye nasıl yaklaştığı da önemlidir. Tamamen sağlıklı bir erkek, kendisine yakınlaşamayan, uyarmayan bir kadın karşısında sertleşme sorunu yaşayabilir. Bu durum özellikle sertleşmesi sınırda olan erkeklerde daha belirgindir. Sık görülen bir durum şu: Çoğu zaman sertleşme sorunu yaşayan bir çift şehir dışında veya rahat bir ortamda sorun yaşamıyor. Stres ve sorumluluklardan uzaklaşmak, kadının daha istekli ve aktif olmasını sağlayabilir. Bu da erkeğin uyarılma derecesinin artmasıyla sonuçlanır. Erkeğin sertleşebilmesi ve kadının cinsel olarak buna cevap verebilmesi ancak sakin ortamda ve cinselliğe zaman ayrıldığında mümkün.
Tedaviye Eşler Birlikte mi Gitmeli?
Mutlaka gerekli değil. Ama ilk basamak tedavilerine cevap alınamazsa kadının da görüşmeye gelmesi uygun. Bazen durumu izah ederken erkek farklı, kadın tamamen farklı değerlendirmede bulunabilir. Erkek için kısmen yeterli gördüğü bir sertlik, kadın için hiç yeterli olmayabilir. Veya kadının hiçbir şikâyeti yokken erkek kendisini yetersiz görüyor olabilir. Kadının erkek için önerilen tedaviyi, davranışları bilmesi sorunu birlikte kabullenmeleri ve tedaviye uyum açısından çok önemli.
Kadının Eşe Yaklaşımı Nasıl Olmalı?
Erkekte sertleşme sorunu başladığında eş veya partnerinin üç davranış biçimi var. İlk ve en sık görülen, kadının sorunu görmezden gelmesidir. Erkek durumundan bahsettiğinde de ‘Sen söyleyene kadar farkına bile varmadım. Ancak, benim için önemli değil’ diyebilir. İkincisi, kadın mevcut sertleşmenin kendisi için yeterli olduğunu ama sorun erkek için önemli olduğu takdirde yardımcı olacağını söyleyebilir. Son olarak, kadın bu olaydan etkilendiğini yıkıcı bir biçimde belli edebilir. Olayı da genellikle iki biçimde yorumlar. Ya ‘Cinsel cazibemi yitirdim ve sorun benden kaynaklanıyor’, ya da ‘Eşim enerjisini başka bir alanda ve başka kişiyle kullanıyor’ şeklinde düşünür. Birinci ve üçüncü yaklaşım mevcut durumu daha da kötüleştirebilir. Burada erkeğin ihtiyacı anlayışlı ve destekleyici olan ikinci yaklaşımdır.
Peki Erkek Kadına Nasıl Davranmalı?
Aslında kadının cinsel sorun yaşama riski, erkeklerin sorunundan daha az ya da önemsiz değil. Ancak sertleşme sorunu olduğunda kadın tarafından önem verilen nokta, eşinin kendisini hala sevdiğini ve istendiğini bilmesidir. Kadın, sertleşme sorununun kendi hatası olmadığını ve eşinin hala kendisiyle ilişki istediğini bilmek ister. Kadının ikinci ihtiyacı kişisel cinsel tatminidir. Çoğu erkeğin kafasında ‘seks eğer orgazmla sonlanmamışsa o seks değildir’ düşüncesi var. Bu kadın için her zaman doğru değil. Kadınların dörtte biri hayatında hiç orgazm yaşamazken, her ilişkide orgazm yaşayan kadın sayısı çok az. Erkeğin amacı her seferinde eşine orgazm yaşatmak olduğu takdirde başarısızlık kaçınılmaz. Kadın için yakınlaşma daha ön planda. Ancak, orgazm için bilinmesi gereken şey şu: Sadece vajinal uyarıyla orgazm olabilen kadın sayısı az. Uyarının vücudun diğer noktalarına da yoğunlaşması gerekir.
Kaynak: İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof. Dr. Bülent Alıcı

